Merkez Bankası faizi sabit tutma kararı aldı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) politika faizini yüzde 14'te sabit bıraktı.

Böylelikle Eylül'de başlayan faiz indirim döngüsüne ara verilmiş oldu.

Karar metninde Türk lirasını öncelikleyen geniş kapsamlı bir politika çerçevesinin gözden geçirme sürecinin yürütüldüğü vurgulandı. Bununla birlikte alınmış olan kararların birikimli etkileri yakından takip edildiği ifade edildi. Aralık karar metninde bu ifade "Alınmış olan kararların birikimli etkileri 2022 yılının ilk çeyreğinde yakından takip edilecek" şeklinde kullanılmıştı. TCMB'nin son karar metninde 2022 yılının ilk çeyreğinde ifadesi kaldırıldı.

Baz etkilerinin kalkmasıyla dezenflasyonist sürecin başlayacağı öngörüldü
Karar metninde enflasyonda yakın dönemde gözlenen yükselişte Döviz piyasasında yaşanan sağlıksız fiyat oluşumlarına bağlı döviz kurlarına endeksli fiyatlama davranışları, küresel gıda ve tarımsal emtia fiyatlarındaki artışlar ile tedarik süreçlerindeki aksaklıklar gibi arz yönlü unsurlar ve talep gelişmelerinin etkili olduğu belirtildi.

TCMB, sürdürülebilir fiyat istikrarı ve finansal istikrarın tesisi için atılan adımlar ile birlikte, enflasyonda baz etkilerinin de ortadan kalkmasıyla dezenflasyonist sürecin başlayacağını öngördü.

Cari fazla vurgusu
Karar metninde ekonomik aktiviteye ilişkin bölümde kapasite kullanım seviyeleri ve diğer öncü göstergelerin yurt içinde iktisadi faaliyetin, dış talebin de olumlu etkisiyle güçlü seyrettiğine işaret ettiği belirtildi.

Büyümenin kompozisyonunda sürdürülebilir bileşenlerin payının arttığını belirten TCMB cari işlemler dengesinin 2022 yılında fazla vereceğini öngördü.

Cari işlemler dengesindeki iyileşme eğiliminin güçlenerek devam etmesinin fiyat istikrarı hedefi için önem arz ettiğini yeniden vurgulayan TCMB bu bağlamda ticari ve bireysel krediler yakından takip edildiğini de ifade etti.


Uluslararası enflasyon değerlendirmesi
Salgında yeni varyantlar ve artan jeopolitik risklerin, küresel iktisadi faaliyet üzerindeki aşağı yönlü riskleri canlı tuttuğunu ve belirsizliklerin artmasına yol açtığını söyleyen TCMB küresel talepteki toparlanma, emtia fiyatlarındaki yüksek seyir, bazı sektörlerdeki arz kısıtları ve taşımacılık maliyetlerindeki artışın uluslararası ölçekte üretici ve tüketici fiyatlarının yükselmesine yol açtığını ifade etti.

TCMB bu konuda şu ifadeleri kullandı: Yüksek küresel enflasyonun, enflasyon beklentileri ve uluslararası finansal piyasalar üzerindeki etkileri yakından izlenmekle birlikte, gelişmiş ülke merkez bankaları artan enerji fiyatları ve arz-talep uyumsuzluğuna bağlı olarak enflasyonda görülen yükselişin beklenenden uzun sürebileceğini değerlendirmektedir. Bu çerçevede, iktisadi faaliyet, işgücü piyasası ve enflasyon beklentilerinde ülkeler arasında farklılaşan görünüme bağlı olarak gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikası iletişimlerinde ayrışma gözlenmekle birlikte, merkez bankaları destekleyici parasal duruşlarını sürdürmekte, varlık alım programlarına devam etmektedir.

Faizi sabit tutması bekleniyordu
Bloomberg HT anketine katılan kurumların beklentisi faizin yüzde 14 seviyesinde sabit tutulacağı yönündeydi.

Ankete katılan sadece bir kurum 50 baz puan ile Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 13,50 seviyesine çekeceğini öngörmüştü.

Yabancı kurumlar da benzer beklentiyi paylaşmıştı.

Societe Generale TCMB’nin Ocak ayında faizleri yüzde 14 seviyesinde sabit bırakmasını beklerken, Unicredit de Merkez Bankası’nın Türk lirasındaki değer kaybını yeniden tetikleyecek bir karardan kaçınacağını ve politika faizini yüzde 14 seviyesinde tutacağını tahmin etmişti.

Bank of America da TCMB’nin ilk çeyrek sonuna kadar politika faizini sabit tutmasını beklediğini açıklamıştı.

Erdoğan ve Nebati'den faiz yorumları

Merkez Bankası'nın faiz kararından önce ekonomi yönetiminden faiz mesajları gelmeye devam etmişti.

Arnavutluk ziyareti sonrasında medya mensuplarının sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kur ve faizin kademeli olarak düşeceği mesajını vermişti.

Faizlerde düşüşün başladığını söyleyen Erdoğan, "Bir ara biliyorsunuz 12’ye falan geldi, hatta daha aşağıya da geldi. Sonra tekrar bir çıkış yaşandı. Fakat bunu da aşağıya çekeceğiz. Bu da ekonomideki şartlara göre şekillenecek. Yavaş yavaş, kademeli bir şekilde, aceleci olmadan kur da düşecek, faiz de aynı şekilde düşecek" diye konuşmuştu.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati de, enflasyonun Ocak ayında pik noktaya ulaşmasını, buna karşın dünyadaki gelişmeler, gıda ve enerji fiyatlarındaki gerilemeyle birlikte mayıs ayından itibaren düşüş yaşanacağını, kasım ve aralık ayı enflasyonlarının bazdan çıkmasıyla sene sonunda da anlamlı bir düşüşün geleceğini söylemiş, “Ben seçime tek haneli enflasyonla gideceğim 2023 Haziran ayında” demişti.

Bakan Nebati, Merkez Bankası’nın ilk çeyrekte gevşemenin etkisini izleme kararını desteklerken de “Merkez Bankası’nın nasıl karar alacağını bilmiyorum. Benim görüşüm, Ocak, Şubat ve Mart ayını şöyle bir görmemiz lazım.” değerlendirmesini yapmıştı.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sevgi dolu Yaşam İcin